12 Kasım 2011 Cumartesi

Bayanlar

Çoğu


Şehvetli, dürüst, gururlu, onurlu, saygılı, aşık, sevgili, merhametli, çalışkan, başarılı, şanslı, boylu, poslu, yakışıklı, beni sevdiği için benimle olan ve gelecek düşünen bir adam istiyorum der.

Ama


Bunu söyleyenleri, dediklerinin 3'te 1'ine bile sahip olmayan kişiler ile görürsünüz.



Yavaş yavaş..


Doğduğunda
sıkıca kavrar parmaklar..
dolarken birinci yaş
dokunulur herşeye merakla...
pervasız olur ilk adım
ve maceraperest...
neşelı kahkahalar oyunlarda
ve anne beklenılir heyecanla...

Yaşadıkça sönüyor simdi...
korkuları yaratıyor,
tecrübe ve bilgi...
ve korkular siniyor içine...
ruhunda iz bırakan anılar
hayali edilebilir bir şey bırakmıyor...

11 Kasım 2011 Cuma

Aşkın 3 elementi

Sevgi 

Ne kadar değer verirsen ve  ne kadar çok seversen o kadar mı kaybediyorsun bu dünyada?

Sevgi cesaret işiymiş cidden..
Adeta göz göre göre uçurumun kenarında durmaya benziyor. Seni asla aşağı itmeyeceğini düşündüğün biri ile yanyana.

Güven ve saygı da varsa işin içinde işte bu mükemmel aşkı doğuruyor. Bu ikisi olmadığında ortada kalan sevgi, sadece bir süreliğine ve geçici olarak aşk imitasyonu yaratıyor.
Ve elbette sonu hüsran...

Güven ve Saygı

Güvenmediğin veya güvenemediğin birini sevmek, harakiri yapmanın ön adımıdır.
Güven için ise tanımak gerekir.  "Tanıma" süreci o kadar zorlu bir süreçtir ki aslında. İnsanların kendilerini ne denli gizleyebildiklerini tecrübelerle zaman içinde öğrenirsiniz. "Gerçek yüzünü görmek" kelimesi neden hep olumsuz olarak kullanılır? Bir düşündüğümüzde, bunun bir olumsuzlama söylemi olduğunu anlarız. Buradan da aslında hayatta tanıdığımız insanların birçoğunun maske ile dolaştığını ezelden beri bildiğimiz açıktır.

İnsanlar neden maske takarlar?
-Kendilerine güvensizlik nedeni ile(özgüven eksikliği)
-Profesyonel iş dünyasında belli bir güç elde etmek için
-Yalan söylemeyi adet haline getirmiş zararlılar oldukları için
-Kişilik arayışı içinde, bir kimliğe bürünme ihtiyaçları olan çocuklar oldukları için
   Bu örnekler arttırılabilir.

Peki maskesiz yaşamak mümkün mü? Elbette mümkün. Unutmayın ki, bu maskeyi takıp aynaya geçtiğinizde kendiniz ile değil bir yabancı ile karşılaşırsınız. Bir insanın aynada kendini görememesi kadar acı birşey var mıdır?

Bu nedenle olduğunuz şeyden utanmayın. Kendinizi ne çok yüceltin, ne çok düşürün. Herşeyden önce herkes gibi  tek bir kalbi ve tek bir beyni olan milyarlarca ölümlü organizmadan birisiniz. Ne eksik, ne fazla.

Para, iş, eğitim ve çevre gibi konularda da çok başarılı olabilirsiniz veya olmayabilirsiniz.  Ama bir kurşun veya bir virüs sizi bu hayattan silebilir.

Bu nedenle böbürlenen veya diğer insanları delicesine aşağılayan kişiler  bana çok komik gelir. 
Dünyadan ayrılacakları son dakikalarda o insanların gözlerine bakmayı o kadar isterdim ki.. :)


9 Kasım 2011 Çarşamba

Kalp

Hep orada kalacaksın.
Çünkü orası sıcak,
Ve senin yerin orası.
Harika senle yaşamak.

H.B

Bugün, günlerden turuncu...
Haftalardan sarı.
Aylardan kahverengi.
Güzel bir pastaymış bu.
Şimdi farkettim.



Gizli savaş

Herşeyden önce kendine dürüst olmalı insan. Bir başkasından gizlediğin, aslında kendinden gizlediğin olabilir.
Ve nereye kadar saklayabilirsin herşeyi? Açık konuşmak her zaman iyidir. İçinden geleni söylemek ve iyi insanlara zarar vermedikçe istediğini yapmaktır doğru olan. Dobra insanları herkes sevmeyebilir. Ancak sinsileri herkes göremeyeceği için varlıklarını anlamazlar. Dobra insanlar, sırtınızı dayayabileceğiniz sağlam bir kayadır. Sinsiler ise, gözünüzü karartılarla kaplayan duman ve is gibidirler.

 Sinsiler sizi kullanır, dobralar ise sizi kullananlara karşı korumak için gerçekleri ardarda söylerler. Gerçekleri duyunca, kendinize karşı dürüst ve nötr olan bir kişi iseniz uyanırsınız.


8 Kasım 2011 Salı

Işık

Bazen herşeyden uzaklaşmak ister ya insan. İşte tam da o haldeyim şu an.
Aslında, bu "gitme" isteği onun ıssız kalbinde olma isteğiyle aynı güçte vuruyor ruhuma.
Ayakta durma dirayetimin düştüğü anı hatırlıyorum ve sonra kalkıp savaşma isteğimin oluştuğu anı.
Birini seviyorsan, karşısında hiçbir güç engel olmamalı. Ucunda ölüm bile olsa ki, onun uğruna ölmek bile bir onurdur.
Düşünce ve his birbirinden bağımsız iki olgu. Keşke düşünceleri  görebildiğim gibi bazı hisleri de görebilseydim.
O, var oldukça  sevmeye devam edeceğim. Hep içimde, hep yanımda olacak. Bu da beni mutlu ediyor.
Tek sorun;.
Dünya içi irtibatta olmadığım her an ıssızlığa gömülme isteğim artıyor.
Hayat ışığımın bir insanın gözlerinde olması ne kadar acı verici.
O klasik sözler geliyor aklıma;
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde olsa..
Zaman dursa.






6 Kasım 2011 Pazar

İnsanlık kuralları

Yaşam şartları nedeni ile kendi istemi dışında kötü duruma düşen birini alaya alıyorsanız, ZAVALLI OLAN SİZSİNİZ demektir. Doğuştan gelen sorunları nedeni ile fiziksel veya psikosomatik bozukluğu bulunan kişiler size komik görünüyorsa, GÜLÜNÇ DURUMDA OLAN SİZSİNİZ demektir. Kendi fikirleriniz dışında olan inançlara, fikirlere ve ideolojilere saygı göstermiyorsanız, SAYGI GÖSTERİLMEMEYİ HAKEDEN SİZSİNİZ demektir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak bunlar aklıma gelenlerden sadece bazıları. Yargılamadan önce bir kez değil, birkaç kez düşünün. Düşünün ki, yargılayacağınız suçun size ait olmadığından emin olabilin.

Kaldığımız yerden devam

Sanırım blog yazısı yazmayı bırakalı 1 yıldan fazla zaman oldu. İçimi dökecek defterleri atıp, tekrar bloga dönmeye karar verdim. Çünkü artık anlatmak istediklerimi yazmadan dile getiremeyecek haldeyim. Bu içeriği boş bir yazı oldu zate şampanya patlattığımızda da sadece içilmeyecek köpükler dökülür. Bu yazı bir şampanya olsun. Başlıyoruz....

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Ergen yuvası inci sözlük


Ahlaksız video ve resim ve yazıları internette yayarak eğlenen lamer'lar ve yandaşlarının mekanı.

Farklı sitelerde reklamlarını  adult içerikli videoları yayarak yapıyorlar. Her türlü siteye girip dalga geçer gibi bu linkleri gönderiyorlar. En büyük kozları da sanırım "yaşlı birkaç eşcinselin duşta birbirleri ile takıldığı video." Adı da hazır "Dedeler"

Toplum artık ahlaksızlığa göz yumuyor.
Bir zamanlar küfürteam diye bir forum vardı. Kendi içinde küfür edenlerin oluşturduğu bir yerdi ve kapandı.Neyse ki dışarı taşmıyorlardı. Buranın da sonunun öyle olmasını diliyorum... Spot sözlük olduğu için yine açılır ama kesin bir sonu olmalı bu işin.

Savundukları değerler diyeceğim, ama okuyunca ve görünce savundukları kayda değer hiçbirşey yok! Hayattan umutlarını öyle kesmişler ki, yazık diyorum.

İnci sözlüğün %90'ını 14-18 yaş arası  kendini olgun sanan "ben hayatı çözdüm" tavırlarında yaşayan gereğinden fazla asi tavırlı, otokontrolü olmayan ve hayatında sadece 1-2 şey yapabilmeyi öğrenmiş. Hayatı yapabildiklerinden ibaret sanan farklı sosyal tabakalardan gelen ergen kişilikler oluşturuyor.

 "Yaa olur mu? sözlükte mühendis vaar, hackerlar vaa doktoor vaaar.." tepkileri de komik.
Afedersin de öyle mühendis de, doktor da işi gücü olmayan boş insanlar demek ki oraya vakit ayırabiliyorlar.

Küfür etmek bir stres atma yöntemi ise en ilkel ve basit insan doğasına birşey katan değil alan zararlı yöntemlerden biridir.

Hayat size göre sexten ve yapabileceğiniz 1-2 şeyden ibaret ise,  amipten farksızsınız demektir.

Sürekli yeni şeyler öğrenmek, görmek için koskoca bir dünya varken önümüzde sayfalarca "@2 skmiş yazmak.
" papağan lan kafasını sallıyo hehe çok komik, baykuş lan çok komik haha, hehe kedi ".m" dedi, anan zaa " gibi aptalca ve gülmek için süngerle emilmiş bir beyne sahip olmak gereken resimlerle eğlenmek

şimdi sitenin adresini de vereyim. Soldaki başlıklarda zaten sitenin ne olduğunu belli.

İnsan olmanın ağırlığını taşıyamayanların yeri "inci sözlük.".
inci.sozlukspot.com/









29 Haziran 2010 Salı

Dance and Love



du cirque de demain'de sahne alan iki sanatçı.
Sébastien Soldevila ve Mimi Bonnavaud

Fazla söze gerek yok.
kesinlikle izlenmesi gereken bir sahne şovu..

26 Haziran 2010 Cumartesi

Candan.

Bugün yolda giderken eski albümlerimi karıştırıyordum. Candan Erçetin albümü geldi elime. Başlattım ve dinlemeye başladım..
Söööz vermiştiiin banaaaa... işte o ses..!

Candan Erçetin, bu ülkedeki en kaliteli sanatçı deseler buna itiraz etmem.
Ses,görüntü, asalet ve daha birçok şeyi barındırıyor. İyi ki böyle bir sanatçıya sahibiz.

Ve benim en derinden etkileyen şarkısı "söz vermiştin" i paylaşmak istiyorum.
Söz verenler ve gidenler bıraktıkları miraslarıyla birlikte kederli yılları yıkarlar eski aşkları üzerine..

Kaç yıl geçti bak hala
Son bakışın miras bana
Saklı duruyor ne fayda
Bıraksaydın solsaydık

Son kısım..

Bir zaman bir yerde
Buluşuruz yolu yok bunun
Kavuşuruz yolu yok bunun
Görülecek günü geldikçe

Acı çeken ve çekmiş tüm bay ve bayanlara gitsin ....

Candan Erçetin-Söz vermiştin

Öğrendik ki

Öğrendik ki....
Bir tek insanın bize ''iyi ki varsın'' demesi, varolduğumuz için mutlu olmamızı sağlar....

Öğrendik ki....
Kibar olmak, haklı olmaktan daha önemlidir.
...
Öğrendik ki....
Hayat şartları bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasa da hepimiz çılgınlıklarımızı paylaşacak birini arıyoruz....

Öğrendik ki....
Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir.....

Öğrendik ki....
Parayla ''klas insan'' olunmuyor....



Öğrendik ki....
İnkar edip içimizde sakladığımız şeyler gerçekliğini kaybetmiyor....

Öğrendik ki....
Biriyle dalaştığımızda tek başardığımız onun bize daha çok zarar vermesini sağlamaktır....

Öğrendik ki....
Her yarayı saran zaman değil sevgidir....

Öğrendik ki....
Çabuk olgunlaşmak için zeki insanlardan çevre edinmek gerekir.....

Öğrendik ki...
Karşılaştığımız herkes bir gülüşümüzü hak eder.....

Öğrendik ki....
Hiç kimse mükemmel değildir....

Öğrendik ki....
Hayat zorludur ama biz daha zorluyuz....

Öğrendik ki....
Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur....

Öğrendik ki....
Hepimiz zirvede olmak istesek de asıl keyif oraya tırmanırken yaşadıklarımızdır....

Öğrendik ki....
Zamanımız ne kadar azsa yapacak işler o kadar çoktur....

Öğrendik ki...
Arkadaşlarımızın değişebileceğini kabul edersek, arkadaş değiştirmek zorunda kalmayız.


Öğrendik ki...
Bir saniyede yaptığınız bir şey size hayat boyu kırık bir kalp bırakabilir.

Öğrendik ki...
Olmak istediğimiz gibi biri olmak bazen hayat boyu sürebilir.


Öğrendik ki...
Yaptıklarımızın sorumluluğu bize aittir, nasıl hissedersek hissedelim.

Öğrendik ki...
Biz davranışlarımızı kontrol etmezsek davranışlarımız bizi kontrol etmeye başlar.

Öğrendik ki...
Bir ilişki ne kadar ateşli şekilde başlasa da, tutku gün geçtikçe söner.
Birbirine gerçekten bağlı olanlar, kalplerindeki sevgi asla sönmeyenlerdir.

Öğrendik ki...
Kahramanlar, doğru şeyi doğru zamanda ve sonuçlarını düşünmeden yapanlardır.

Öğrendik ki...
Adalet parayla sağlanmaz.

Öğrendik ki...
En iyi arkadaşlarımız, birlikte hiçbir şey yapmadan da çok şey yaparak da iyi vakit geçirebildiğimiz kişilerdir.

Öğrendik ki...
Kızmaya hakkımız var ama zalimce davranmaya hakkımız yok.

Öğrendik ki...
Biri bizi istediğimiz şekilde sevmiyorsa bu bizi tüm kalbiyle sevmediği anlamına gelmez.

Öğrendik ki...
Olgun olmak kaç doğum günü kutladığımıza değil, hayatta neler görüp geçirdiğimiz ve bunlardan neler öğrendiğimize bağlıdır.

Öğrendik ki...
Bazen etraftakilerin bizi affetmesi yetmez, bizim de kendimizi affedebilmemiz gerekir.

Öğrendik ki...
Biz ne kadar acı çekiyor olsak da dünya dönmeye devam ediyor.

Öğrendik ki...
Yetişirken ailemiz ve çevremiz bizi etkiler, ama sonunda nasıl biri olduğumuz sadece bize bağlıdır.


Öğrendik ki..
Bazen bir sırrı öğrenmek için ısrarcı olmamak gerekir, öğrendiğimiz şey hayatımızı sonsuza kadar değiştirebilir.

25 Haziran 2010 Cuma


İşyerimiz bir kore firması olduğu için, koreli arkadaşlarla da çalışmak durumundayız.
O kadar sakin ve iyi insanlar ki, bazen koreli olmak istiyordum ta ki, bazı yemek ve tuvalet adaplarının farklı olduğunu görene kadar :D

Yosun , yağsız pilav, makarnamsı yiyecekler diye görülen ve namul,bap, juk vs gakguk isimlere sahip olan şeyleri tüketiyorlar :d Bize de ikram ettiler ama ağız tadımıza uygun olmayanlar da var aralarında. Aslında fena da sayılmaz.
Şahsen onların yerinde olsam ben şöyle mis gibi Türk yemekleri dururken ... yook yook.:D o yosunları yemek hoşuma gitmezdi.


Onlar Türklerle çalışmaktan pek zevk alıyora benzemiyorlar :D Çünkü Türk milleti olarak sesimiz gür çıkar bizim, aşırı sıcak kanlıyızdır. Olay çıkarırız, bağırırız.
Patron 68 yaşında :D TAm bir çılgın . Alkol manyağının teki. :D Özledim ya.

Twilight çılgınlığı


Yahu arkadaş, ne alacakaranlıkmış. Genç kızlar , başroldeki robert patinson'a hasta anladıkta. Erkeklere ne demeli? Açıkçası bu serinin ne kitabını okudum ne de filmlerini izledim. İzleyenleri kınamıyorum ama bu kadar da fanatiklik olmaz kı? Bizim işyerinde erkek ağırlıklı çalışanlar var ve içlerinden bazıları ilk günden eclipse (yani son çıkacak olan ) 'i izlemek için bekliyorlar.

Edward mış, jacop muş.. Bırakın arkadaşlar bu işleri. :D

23 Haziran 2010 Çarşamba

Harika bir spor Windsurf


Eğer canınız bu yaz cidden eğlenmek ve suyla haşır neşir olmak istiyorsa. Benim gibi rüzgar sörfüne başlayın derim. Eğitim için 10 saat ders almanız yeterli. Bunun için eğitim veren bir kaç yer var.
Tuzla dodo’ya gidip rüzgarın ruhunuza işlemesini ve deniz üzerinde ( bazen içinde :P) alçaktan uçmayı tadmanız gerekir. Sörfe yeni başlayacak olanlar için ideali de budur. Başlarda sürekli düşeceksiniz bu canınızı sıkmasın. Bisiklet sürmeyi 5 dk’da mı öğrendiniz :D … Hoca zaten size neyi nasıl yapacağınızı anlatacaktır. Kuralları kavramanız zaman almaz.


Biraz daha ilerleyip akrobatik hareketler yapacağım. :)

viuuuu.....

16 Haziran 2010 Çarşamba

Bernolth



Yalnızca benden kaçma yeter
Boş sözler de etsen duymak istiyorum seni
Sağır olsan gönlüm sözlerini ister
Dilsiz olsan gördüğünü.

Kör olsam, seni görmek isterdim
Sen yanımda yol gösterici oldun
Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı
Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı

'Bırak beni yaralıyım' desen de boşa
Görevden dönülmez, yalnızca ertelenir
Başka bir yerde değil, yalnızca burda

Bilirsin özgür değildir gereksinilen kimse
Gönlüm her şeyden önce seni ister
Biz de diyebilirim, ben yerine.




Bertolt Brecht'in 19 no'lu sonnet isimli şiiri onun Almanya'nın en iyi edebiyatçılarından biri olduğunu ispatı olmak için yeter de artar bile.19. yüzyılın başlarından bu yana birçok şiiri , Türkçe'ye çevrildi. Sovyetler savaşta iken bile tiyatro kurarak sanata olan ilgisinin ne kadar yoğun olduğunu gösterebilmiş birisi Brecht.Zaten sonrasında da bir Sanat Akademisi kurdu kendisi. Kısa ömrünü birçok eser bırakarak giden edebiyatçı Berlin'de kendisinden 15 yıl sonra vefat eşiyle yanyana olan mezarında yatmaktadır.

Mezarlar ürkütücü olarak algılanır. Ancak sevdiği insanla yanyana yatan insanlar sevdiğine öbür dünyada da kavuşmuş olarak düşünülür :) Büyükanne ve büyükbabalarımız için böyle düşünerek avunabiliriz . Herşeyden önce ölümün bile hayırlısı diyelim.

Sevgiyle kalın.

9 Haziran 2010 Çarşamba

The Baseballs :)

Rock'n roll muziği yeni şarkılara uyarlansa nasıl olurdu? The Baseballs tamda bu sorunun karsılığını bize veriyor. Sinirli olarak uyandığım bir sabahta tv kumandasına basmamla karsıma çıkan bir grup baseballs.
Kendimce rock'n roll hem saygı duyduğum hemde dinlemekten zevk aldığım bir müziktir.
Elvis ve beatles olmasa zamanın insanları için büyük eksiklik olurdu bence :)

Grup 2007 yılında berlinde kurulmuş.Başlangıçta Rihanna-Umbrella ve Katy Perry'nin Hot'n cold parçalarını coverlamışlar. HEr ikisini de dinledim. Ve harika buldum.
Kliplerde hepsi ayrı birer elvis gibi :D Eminim çekimlerde eğlenceli geçmistir.
Adeta 50'leri günümüze taşıyan videolarını izlerken epey eğleneceğinizi düşünüyorum.




4 Haziran 2010 Cuma

öfke




Yıldız
Serçe parmağım derinliğindeki zihninin aciz ürünlerinden etrafınaki şakşakçıların et bağlamış dimağlarından daha az tiksiniyor olsam da yine de sana nefretten köpürmeden bakamıyorum.
Güzel
Zaaflarımı örtbas etmek için çabalayacak değilim, ama beni ancak parlak tenin buruşmaya başlayana kadar kandırabilirsin. Gün be gün çürüyüp kokuştukça külahlarımızın nasıl yer değiştireceğini sen de benim kadar iyi biliyorsun, ama uğruna gebereceğin şefkati değil, kustuğum kanları sunacağım sana.
Yağ
Etrafındaki herkesin sınırlarını zorlayan tembelliğin yetmezmiş gibi, bir de alabildiğine yılışık, şımarık tavırlarınla öyle tiksindiriyorsun ki kendinden, seni -bir türlü kopamadığın- uykunda boğmak vicdanımı tırnak kadar zedelemezdi.
Kabuk
Bildiğin ve yapabildiğin, üstüne üstlük doğru kabullendiğin tek şey kendini parlak, süslü, aldatmaca eşyalar ve yumurta kabuğundan ince zihinli insanlarla sarmalamak iken, bir de kalkıp yaşam hakkındaki kof düşüncelerinin bir önemi varmışcasına konuşmaların yok mu!
Koku
İnsanın midesini, zihnini bulandıran şu kokun! Özgürlük zannettiğin aşağılık, fakir, zavallı yaşantının kokusu bu. Fersahlarca kokuyorsun!
Acıma
O kırış kırış gözkapaklarının arasından kanlanmış gözlerinle baktıkça bana, içimdeki son şefkat kırıntılarını da yok ediyorsun. Sana acımıyorum ve acımayacağım. Uğrumda nelerden vazgeçtiğin, ne fedakarlıklar ettiğin umrumda bile değil. Hem, bir karşılık bekliyor idiysen, buna nasıl fedakarlık denir? Sen, koca yalancı, yıllarca kuytundan kopamayayım diye beni sarmaladığın yapışkan ağları paramparça ettim ben! Düş yakamdan!

25 Mayıs 2010 Salı

Çok zor bazen...

Hakkari 1-C sınıfındaki minik kardeşlerimizin yaptığı bu video çok duygulandırdı beni.
Aynı ülkeyi, aynı bayrağı aynı dili paylaştığımız bu kardeşlerimizden kilometrelerce uzağız. Çok zor şartlarda eğitim alıyorlar. Metropollerde bulunan okullardaki imkanlardan çok çok daha azı ile yetinmek zorundalar. Ama onlar yine de okumak için ellerinden geleni yapmaktalar. Oraya tayini çıkan öğretmenlerde kutsal görevlerini yılmadan devam ettiriyorlar. Emre Aydın'ın parçasının sözlerindeki bazı kısımlar cidden durumu açıklıyor. Şarkı bir aşk parçası olsa da..
"Beni sevmediğin zamanlarda alıştım susmaya" zaten can alıcı nokta..
Etnik kökenleri yüzünden şerefsizler tarafından yönlendirilip savaşa sokulan nice kürdi ve onlarla savaşan yine doğulu ve batılı mehmetçikler. Savaşın master'ı denilen kişiler ta en baştakiler ve görünmez diktatörler..